Дървен материал от www.emsien3.com

The best bookmaker bet365

Best bookmaker bet365 Bonus

Menu

Ah şu futbol meselesi

Her konuda olduğu gibi siyaseti futbolun içine de çekmiş durumdayız. Özellikle Gezi olayları sonrası, kaos ortamı oluşturulması için büyük çaba sarfedenler, futbol taraftarlarının desteğini sembolik ama elzem gördüler. Önce herşeye karşı çıkmakla meşhur Çarşı grubunun Gezi olaylarına destek verdiği, ardından Fener taraftarlarının da Gezi’de olduğu yani hükümete karşı olduğu iklimi oluşturulmaya çalışıldı. Arada üç büyük takımın formalarını giymiş kişiler yan yana getirtilip, aslında futbol taraftarlarının hükümeti istemediği, ve olayların içerisinde olduğu imajı oluşturuldu.

Evet, futbol takımlarının taraftarları arasında Gezi’ye destek verenler de var. Doğaldır ki, taraftar dediğiniz güruh, farklı bir siyasi akımı temsil etmiyor. Farklı siyasi akımlardan gelenler, takımları desteklerler. Çünkü futbol takımı taraftarlığı ile siyasi oluşum arasında doğrudan bir ilişki olmaz.
Ama bir şehrin siyasi atmosferi, futbol taraftarlığını etkiler. Örneğin Kayseri’de Konya’da Erzurum’da bir maç oynanırken, ‘Her Yer Taksim Her Yer Direniş’ sloganı atanı duyamazsınız. Buna karşın İzmir’de hele de bir Karşıyaka maçı oynanıyorsa, o sloganın sesi çok daha gür gelir. Çünkü ilk gruptaki şehirlerde muhafazakarlık hakimdir, hükümete destek yüksektir. Doğaldır ki, şehirdeki siyasi denge kimin lehine ise, maçlardaki olası siyasi sloganlar da o minvalde ortaya çıkar.
İstanbul ve Ankara’da ise durum daha dengeli sayılır. İstanbul’da bir Beşiktaş maçında hükümet karşıtı sayılabilecek sloganlar atılabilir ama aynı şekilde bu sloganları protesto edecek gruplar da çıkar. Çünkü şehrin siyasi iklimi dengelidir, her iki grup da mevcuttur.
Bilinmesi gereken şu: Futbol taraftarı, Gezi olayları nedeni ile kendisine bir siyasi tavır belirlemiş değildir. Var olan siyasi duruşunu, Gezi olaylarındaki rüzgarı arkasına alarak açık etme ihtiyacı ve cesaretini göstermiştir. O nedenledir ki, İzmir’de sloganlar atılırken, Kayseri’de atılamamaktadır. Hiçkimse, Gezi’den kendisine hükümet karşıtı duruş belirlememiştir.
Çarşı gibi grupların, hükümet karşıtı medyanın pohpohlaması ile sanki tüm Beşiktaş taraftarı Gezi olaylarını destekliyor ve hükümete karşı çıkıyor havası estirmesi ise son Galatasaray maçındaki gibi taraftarın ikiye bölünmesine, “sen onu destekliyorsun ama ben desteklemiyorum” diyen grupların çıkmasına hatta örgütlenmesine neden olmuştur.
Futbol taraftarından hükümet karşıtı rüzgar elde etme uğruna büyük yanlışa düşen bazı gruplar, bunun pişmanlığına düşseler de, taraftarın ikiye bölünmesine hatta şiddete yönelmesine engel olamamıştır.
Daha once bir rock festivalinde de, bir bakanın protesto edilmesini fırsat bilen çevreler, “işte gençler hükümeti istemiyor” havası estirmeye çalışmışlardır. Oysa tıpkı futbol örneğinde olduğu gibi, rock konserine gidenlerin siyasi kimliği aşağı yukarı bellidir. AK Parti seçmenleri arasında rock konserine gidecek çok fazla kişi bulamazsınız. Böyle bir konsere CHP veya diğer sol eğilimli gençleri gitmesi doğaldır. Buradaki gençlerin hükümeti protestosu da doğaldır çünkü bunların zaten tercihleri bu yöndedir.   
Anlayacağınız hükümete karşı öküzden buzağı çıkarmaya çalışanlar, realiteden yoksun stratejiler ve saptamalar ile halkı kandırmaya ve yönlendirmeye çalışıyor. Ama nafile çabalardır bunlar…

Hepinize iyi haftalar..

yukarı çık