Дървен материал от www.emsien3.com

The best bookmaker bet365

Best bookmaker bet365 Bonus

Menu

Geçmişe özlem duymak gereksiz

Bu yıl hayatını kaybeden kardeşimi çok sık düşünüyorum. Hala hayatta olmasını öyle çok isterdim ki. Böyle bir şans ve onu yeniden burada görmek mümkün değil.  Ama zaten bunun bir rüya olduğunun ve artık aramızda olmadığının bilincindeyim.  Bizim gibi halen hayatta olanlar için yapılacak şey hayatta yapabileceğimizin en iyisini yapmaya çalışmak. Bu tür duygulara genellikle Facebook sayfalarında gezerken, ülkemizin kurtarıcısı ve kahramanı Mustafa Kemal Atatürk’le ilgili saygın blogları ve makaleleri okurken kapılıyorum. İşte size onun nasıl bir insan olduğunu anlatan Winston Churchill’in kendi sözleri: “Böyle bir şahsiyet dünyaya ancak her bin yılda bir gelir”.  Türkiye bu yönden oldukça şanslıydı çünkü ona en çok ihtiyaç duyduğumuz zamanda bizimle birlikteydi. 

O bize önder oldu, aya kalkmamızı ve özgürlüğe inanmamızı sağladı. Onun sayesinde 1923 yılında hem bağımsızlığa hem de egemenliğe sahip olduk.
Gerçekten yaşanan o yıllardan alacak çok dersimiz olduğuna inanıyorum. Onun uygulamaya çalıştığı şeylere karşı çıkan insanlar ancak kendilerini kandırmış olurlar. Zaten yaşananlar da bunu gözler önüne sermekte.
Eğer Mustafa Kemal yaşıyor olsaydı ve bugünkü Türkiye’yi görseydi, eminim büyük utanç duyardı. Bir tarafta insanlar Atatürk’ü önemsizmiş gibi göstermeye çalışarak tarihi yeniden yazmaya çalışıyorlar. Hatta bazıları daha da ileri giderek Atatürk’ü isyancı gibi göstermeye bile teşebbüs ediyorlar. Bu aptalların rüyası Osmanlı İmparatorluğu’nun eski ihtişamlı günlerine dönmesine dayanıyor. Ama düşünmedikleri şey Osmanlı’nın kendi tebası tarafından bile sevilmez hale geldiği ve kendi kendine sonunun hazırlandığı. 1600’li yılların sonunda artık imparatorluk çöküş sürecine girmeye başlamış, fakirlik ve isyan her yerde baş gösterir olmuştu. İşte bu durumlardan bizi kurtaran Mustafa Kemal ve vatansever arkadaşları oldu.
Diğer taraftan bir de bu büyük başarıyı sadece geçmişi romantize ederek savunan bir grup yer almakta.  Gurur duyacağımız ve öğrenmemiz gereken en önemli şey ise bağımsızlık için verilen mücadeledir.  Bunun ötesinde şeylere kafa yormak bizi hataya sürükleyecektir.  Şu anda bölünme ve işlerliğimizi kaybetme tehlikesi ile karşı karşıyayız.  Atatürk bu şaklabanlıkları yapanlardan ve ne zorluklarla uygulamaya koyduğu kuralların değiştirilmesinden kesinlikle memnuniyet duymaz veya yapmaya çalıştıkları şeylere prim vermezdi.  Bizim anlattıklarımız veya o büyük lideri geri çağırmamız ne yazık ki kimseye birşey kazandırmaz. Zaman değişti ve Türkiye’de büyük bir değişim yaşadı. Türkiye şu anda modern ve demokratik bir orta seviye ülke olarak görünmekte. Kendimizi ve kültürümüzü geliştirirken bir Cumhuriyet ülkesi olduğumuzu ve bağımsızlığımızın 1923’te nasıl elde edildiğini hatırlamakta fayda var. Mevcut sorunları halledebilmemiz için Mustafa Kemal’in hatıralarını canlı tutmamız ve onun düşüncelerini kendimize kılavuz etmemiz gerek.
Bir kez daha kendi problemlerimizi kendi içimizde halledebileceğimize olan inancımızı canlı tutmalıyız. Cumhuriyeti yeniden inşa etmeye değil, yeni fikirlerle onu nasıl geliştirebileceğimizi düşünmeye ihtiyacımız var. Unutmayalım ki Türkiye hala dünya çapında laikliği ve demokrasiyi Müslüman bir ülke olarak bir arada uygulayabilmiş, cumhuriyetle yönetilen ve Ortadoğuda örnek gösterilen bir ülkedir.

yukarı çık